Boş arama ile 144 sonuç bulundu
- Cermonews #15 | Toplu Taşımada Sefer Çizelgesi Optimizasyonu
🚌 Cermonews’in 15. sayısından merhaba! 👋🏻 Tam 15 sayıdır sizlerle birlikte toplu taşıma planlamasına dair kavramları, sahadaki karşılıklarını ve uygulama pratiklerini birlikte ele almaya devam ediyoruz. Birçok konuda dönüp okuyup faydalanabileceğimiz bir kaynak oluşturduğumuz için çok mutluyuz. Gösterdiğiniz ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ederiz . Bugün yeni bir sayı ile karşınızdayız. Bu sayıda planlama süreçlerinin merkezinde yer alan kritik bir konuyu ele alıyoruz: Sefer Çizelgesi Optimizasyonu. Dengeli, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir sefer yapısı kurmak, klasik planlama yaklaşımlarının ötesinde bir bakış açısı gerektirir. Bu nedenle bu sayıda, sefer çizelgesi optimizasyonunun temel mantığını, doğru kurgulanmadığında ortaya çıkan operasyonel etkileri ve veriye dayalı karar destek sistemlerinin bu sürece nasıl katkı sağladığını birlikte inceleyeceğiz. Bülten boyunca; Sefer çizelgesi optimizasyonunun ne anlama geldiğini, Doğru planlanmış bir çizelgenin sahaya etkilerini, Sefer planlamasında sık karşılaşılan sorunları, ve Cermoni’nin bu süreci nasıl daha dengeli ve öngörülebilir hale getirdiğini konuşacağız. Her zamanki gibi, bu sayıda da sizlere birkaç soru yönelterek farklı deneyimleri ve bakış açılarını birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Keyifli okumalar! 🚌 🧩 Toplu Taşımada Sefer Çizelgesi Optimizasyonu Nedir? Toplu taşımada sefer çizelgesi optimizasyonu, araçların hangi saatlerde hangi hatta çalışacağını ve sefer sıklıklarının gün içindeki talep yapısına en uygun şekilde nasıl dağıtılacağını belirlemeyi amaçlayan planlama sürecidir. Amaç, hizmet saatleri boyunca yolcu talebine dengeli şekilde yanıt verirken mevcut filo ve operasyonel kısıtları en verimli biçimde yönetmektir. Bu süreç yalnızca sefer saatlerinin belirlenmesi değil; sefer aralıklarının düzenlenmesi, pik saat yoğunluklarının yönetilmesi, hat bazlı doluluk dengesinin kurulması ve kaynak kullanımının optimize edilmesini kapsar. Böylece hem düşük dolulukla çalışan gereksiz seferlerin hem de yetersiz hizmet riskinin önüne geçilir. Doğru kurgulanmış bir sefer çizelgesi, operasyonun daha öngörülebilir, dengeli ve sürdürülebilir bir yapıda işlemesini sağlar. 🔍 Sefer Çizelgesinde Nelere Dikkat Edilir ve Doğru Bir Çizelge Neleri Değiştirir? Sefer çizelgesi planlamasında temel amaç, verilecek hizmeti talep, operasyonel gerçeklikler ve kaynak kısıtları arasında dengeli şekilde kurgulamaktır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır: Talep dağılımı Sefer aralıkları Hat performansı Filo kısıtları Operasyonel sürdürülebilirlik Doğru hazırlanmış bir sefer çizelgesi; Hizmet dengesini iyileştirir, Kaynak kullanımını optimize eder, Düzensizlik ve aksama risklerini azaltır, Operasyonun daha öngörülebilir hale gelmesini sağlar. Bu sayede hem işletme performansı hem de yolcu deneyimi doğrudan iyileşir. ⚠️ Toplu Taşımada Sefer Çizelgesi Planlamasında Sık Karşılaşılan Sorunlar Sefer çizelgesi planlaması, talep , hat yapısı ve operasyonel kısıtların birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için uygulamada çeşitli sorunlara yol açabilir. En sık karşılaşılan problemlerden bazıları şunlardır: Talep ile uyumsuz sefer sıklıkları: Gün içindeki yolcu yoğunlukları doğru yansıtılmadığında bazı saatlerde talepten fazla sefer çalışırken bazı saatlerde yolcu talebi karşılanamayabilir. Düzensiz sefer aralıkları (headway bozulması): Araçların öngörülebilir aralıklarla çalışmaması, sahada kümelenme (bus bunching) ve hizmet dengesizliği yaratabilir. Pik saat yönetiminde dengesizlik: Yoğun saatlerde kapasitenin talebin altında kalması, aşırı doluluk ve hizmet kalitesi problemlerine neden olabilir. Filo kısıtlarının göz ardı edilmesi: Araç sayısı ve kapasite sınırlarına uygun olmayan çizelgeler operasyonel aksamalara yol açabilir. Manuel planlamadan kaynaklanan tutarsızlıklar: Excel tabanlı planlama süreçleri artan karmaşıklıkla birlikte hata riskini ve revizyon maliyetlerini artırabilir. Bu tür sorunlar birikerek hem operasyon performansını hem de yolcu memnuniyetini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle sefer çizelgelerinin düzenli olarak gözden geçirilmesi ve veri temelli yaklaşımlarla iyileştirilmesi kritik önem taşır. 🚍 Cermoni ile Sefer Çizelgesi Optimizasyonu | Doğru Saatte, Doğru Sıklıkta, Doğru Araç: Mümkün mü? Cermoni, sefer çizelgesi planlamasını yalnızca kalkış saatlerini belirlemekten ibaret bir süreç olarak değil, talep ile kapasite arasında kurulan bir denge olarak ele alır. Yolcu hareketliliği, doluluk verileri ve hat bazlı talep değişimleri analiz edilerek sefer sıklıkları buna göre şekillendirilir. Bu yaklaşım sayesinde: Sefer sıklıkları talep yapısına daha uyumlu hale gelir Zirve saatlerde yaşanan aşırı doluluk azaltılır Gün içindeki gereksiz boş araçlar minimize edilir Operasyon daha dengeli ve öngörülebilir bir yapıya kavuşur Sonuç olarak sefer çizelgesi, statik bir zaman tablosu olmaktan çıkar; talebe uyum sağlayan dinamik bir hizmet yapısına dönüşür. 🎥 Cermopedia Yeni Bölüm: Toplu Taşımada Sefer Çizelgesi Optimizasyonu Cermopedia’nın yeni bölümünde bu kez “Toplu Taşımada Sefer Çizelgesi” konusunu ele alıyoruz. Sade ve anlaşılır anlatımıyla bu bölümde şu sorulara yanıt arıyoruz: Sefer çizelgesi planlaması nedir ve toplu taşımada neden önemlidir? Geleneksel planlama yaklaşımlarının dezavantajları nelerdir? Talep verileri kullanılarak daha verimli bir çizelge nasıl oluşturulur? Cermoni bu süreçte neler sağlıyor? Yaklaşık 3 dakikalık bu kısa videoda, doğru planlanmış bir sefer çizelgesi hem yolculuk sürelerini iyileştirmek hem de işletmelerin kaynak kullanımını verimli hale getirmek için neden önemli olduğunu hatırlıyoruz.👇 👉 İzlemek için: Tıklayın Yeni bölümler için takipte kalın! 🎥📚 Bizden Haberler 📰 🌐 EGO ile Dijital İkiz Odaklı Eğitim İş Birliğimizi Resmileştirdik Ankara Kalkınma Ajansı desteğiyle yürütülen dijital ikiz odaklı eğitim projesi kapsamında, EGO Genel Müdürlüğü ile iş birliğimizi resmileştirdik. Bu çalışma çerçevesinde, EGO ekiplerine yönelik olarak “ Dijital İkiz Farkındalık ve Teknik Kapasite Geliştirme Eğitimi ” hayata geçirilecek. 🌍 🚀 2026 Bootcamp Programımızı Tamamladık Parabol olarak 2026 bootcamp programımızda bir araya gelerek ekip hedeflerimizi, stratejik önceliklerimizi ve heyecanlarımızı birlikte değerlendirdik. İki gün boyunca yürütülen oturumlarda, yeni dönem vizyonumuzu somut yol haritalarına dönüştürme fırsatı bulduk. Bu yıl da hem Parabol hem de mobilite ekosistemi için yenilik, etki ve sürdürülebilir büyüme odağında çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.nelik çalışmalarını tüm paydaşlarıyla birlikte sürdürmeye devam ediyor. 🌍🤝 🚦 Safely Projesin i Somut ve Ölçülebilir Sonuçlarla Tamamladık EIT Urban Mobility desteğiyle yürütülen Safely Projesini, Konya ve Saraybosna’da sahadan elde edilen somut ve ölçülebilir çıktılarla başarıyla tamamladık. Proje kapsamında, kentsel mobilite verilerinin trafik güvenliği odaklı karar süreçlerine dönüştürülmesi hedeflendi. Yapılan veri temelli yaklaşımların şehirlerde gerçek ve gözlemlenebilir etkiler yaratabildiğini bir kez daha ortaya koydu.Safely Projesi, trafik güvenliğinin veriyle ölçülüp yönetildiğinde şehirlerde anlamlı iyileştirmeler sağlanabileceğini açık biçimde gösterdi. Proje detayları ve anket sonuçları için tıklayınız . 🚍 Sefer Çizelgesi Optimizasyonu Sizin Şehrinizde Neleri Değiştirirdi? Talep dalgalanmaları, pik saat yoğunlukları ve filo kısıtları çerçevesinde alınan her sefer çizelgesi kararı, sahada gözle görülür sonuçlar üretir. Peki sizin şehrinizde sefer çizelgesi planlamasında en belirleyici faktörler neler oluyor? 📩 Gözlemlerinizi ve deneyimlerinizi bizimle paylaşmak isterseniz her zaman iletişimde olmaktan memnuniyet duyarız. Ayrıca maili link üzerinden de okuyabilir ve ilgisini çekebileceğini düşündüğünüz kişilerle paylaşabilirsiniz. Yeni sayıda görüşmek üzere. 👋
- Cermonews #14 | Toplu Taşımada Vardiya Planlama (Roster)
🚌 Cermonews’in 14. sayısından merhaba! 👋🏻 Toplu taşımada dışarıdan bakıldığında gördüğümüz şey genellikle hareket eden araçlar ve işleyen bir hat düzenidir. Ancak bu akışın arkasında sürücü dinlenme sürelerinden adil görev dağılımına, hizmet sürekliliğinden mevzuat kısıtlarına kadar pek çok değişkenin aynı anda yönetildiği oldukça karmaşık bir yapı bulunur. Gün içinde değişen talep, pik saatler, izin–mola durumları ve filonun fiziksel sınırları düşünüldüğünde, “herkese adil”, “operasyon için sürdürülebilir” ve “yolcu için kesintisiz” bir plan kurmak artık yalnızca Excel tablolarıyla çözülebilecek bir mesele değil. Bu sayıda, toplu taşımada çoğu zaman görünmeyen ama hem çalışan refahını hem de sahadaki hizmet kalitesini doğrudan etkileyen bu süreci, yani planlamacılar arasında “kafa kâğıdı” olarak bilinen Vardiya Planlama (Roster) konusunu ele alıyoruz. Bülten boyunca; Toplu taşımada vardiya planlama (roster) kavramını, Doğru bir vardiya planının saha operasyonlarını ve çalışan deneyimini nasıl değiştirdiğini, Vardiya planlamasında sık karşılaşılan sorunları, Ve tüm bu sürecin Cermoni ile nasıl daha şeffaf, adil ve yönetilebilir hale geldiğini konuşacağız. Her zamanki gibi, sayının içinde Bizden Haberler ve Mutfaktekiler bölümü olacak. Ayrıca sizlere de birkaç soru yönelteceğiz; böylece farklı şehirlerde vardiya planlamasının nasıl ele alındığını birlikte görmeye çalışacağız. Keyifli okumalar! 🚌 🧩 Toplu Taşımada Vardiya Planlama (Roster) Nedir? Toplu taşımada vardiya planlama (roster), sürücülerin hangi gün, hangi saatlerde ve hangi görevlerde çalışacağını belirleyen temel düzenin oluşturulmasıdır. Sefer planlaması ve araç–sürücü eşleştirmesinin ardından yürütülen bu süreç; görev saatleri, görev blokları, izin–mola düzeni, yedek sürücü ihtiyacı ve araç–sürücü eşleşmelerini tek bir çatı altında toplar. Vardiya planlamanın temel amacı, yasal çalışma kurallarına uyan, adil dağıtılmış ve operasyonun gerekliliklerine uygun bir çalışma düzeni oluşturmaktır. Böylece hem operasyonun akışı hem de sürücülerin çalışma planı bütüncül, dengeli ve uygulanabilir bir yapıya kavuşur. Toplu taşımada sabit, döner veya bölünmüş vardiya gibi farklı roster türleri kullanılabilir. Hangi yapının tercih edileceği, işletmenin organizasyonuna ve hizmet verilen hattın talep özelliklerine göre değişir. 🔍 Vardiya Planlamasında Nelere Dikkat Edilir ve Doğru Bir Vardiya Planı Neleri Değiştirir? Vardiya planlamasında amaç, sürücülerin çalışma düzenini mevzuata uygun, adil, dengeli ve operasyonun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlamaktır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır: Yasal çalışma ve dinlenme süreleri: Günlük çalışma saatleri, mola aralıkları ve haftalık izin günleri kurallara uygun olmalıdır. Adil ve dengeli planlama: Sabah, akşam ve yoğun hat görevlerinin sürücüler arasında eşit şekilde paylaşılması gerekir. Gerçekçi mola ve dönüş süreleri: Hat uzunluğu, trafik koşulları ve sefer düzeni göz önünde bulundurularak dinlenme süreleri doğru şekilde planlanmalıdır. Yedek sürücü ihtiyacı: Hastalık, izin veya beklenmeyen operasyon değişiklikleri için gerekli esneklik tanımlanmalıdır. Bekleme süresi ve ölü kilometre yönetimi: Görev blokları arasında ortaya çıkan plansız beklemeler ile hat sonlarında veya görev geçişlerinde oluşan yolcusuz hareketlerin azaltılması, vardiya planının daha dengeli ve uygulanabilir olmasını sağlar. Doğru hazırlanmış bir vardiya planı; sürücülerin iş yükünü dengeler, sahadaki beklemeleri ve aksama risklerini azaltır, ve hizmet saatleri boyunca daha istikrarlı bir operasyon sağlar. Bu sayede hem çalışan memnuniyeti artar hem de yolcu için daha düzenli ve öngörülebilir bir toplu taşıma deneyimi oluşur. ⚠️ Toplu Taşımada Vardiya Planlamasında Sık Karşılaşılan Sorunlar Vardiya planlaması, çok sayıda kısıtın aynı anda yönetilmesini gerektirdiği için işletmelerde çeşitli zorluklar ortaya çıkar. En sık karşılaşılan problemlerden bazıları şunlardır: Gerçekçi olmayan vardiya ve görev planlaması: Hat uzunlukları, dönüş süreleri veya sahadaki koşullar doğru şekilde hesaba katılmadığında sürücüler planlanan zamanlara uymakta zorlanabilir. Dengesiz iş yükü: Sabah, akşam veya yoğun hat görevlerinin adil dağıtılmaması ekipte memnuniyetsizliğe yol açabilir. Eksik veya yanlış mola planlaması: Mola sürelerinin hat yapısına uygun hesaplanmaması, hem çalışma düzenini hem de hizmet devamlılığını etkileyebilir. Yedek sürücü planının yetersizliği: Ani arızalar, izinler veya beklenmeyen yoklamalar için yeterli esneklik tanımlanmadığında aksama riski artar. Manuel planlamadan kaynaklanan hatalar: Excel veya kağıt üzerinden yapılan planlar, artan kısıtlar nedeniyle veri karışıklığına ve dengeli bir planlamanın oluşturulmasında zorluklara neden olabilir. Bu sorunlar birikerek hem sürücü memnuniyetini hem de sahadaki hizmet kalitesini olumsuz etkiler. Bu nedenle vardiya planının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve güncellenmesi büyük önem taşır. 🚍 Cermoni ile Toplu Taşımada Vardiya Planlama Mola Süresi, Adil Çalışma ve Verimlilik Bir Arada Mümkün mü? Cermoni, vardiya planlamasını yalnızca bir çizelge hazırlama işi değil, toplu taşıma operasyonunun tamamlayıcı bir parçası olarak ele alan akıllı bir karar destek çözümüdür. Amaç; sefer, araç ve sürücü yapısını birlikte optimize ederek sahada hem adil hem de sürdürülebilir bir çalışma düzeni oluşturmaktır. Cermoni’de vardiya planı, planlama zincirinin son adımıdır. Sefer planlaması ve araç–sürücü eşleştirmesi tamamlandıktan sonra sistem, tanımlanan kısıtlar doğrultusunda en dengeli ve uygulanabilir vardiya yapısını üretir. Mola süreleri, görev dağılımı, görevler arasındaki geçiş süreleri ve yedek sürücü ihtiyacı aynı çerçevede değerlendirilir. Böylece sürücüların iş yükü dengelenir, operasyon daha öngörülebilir hale gelir. Cermoni’nin optimizasyon temelli yaklaşımı, vardiya planını sadece “kimin hangi saatte çalışacağı” düşüncesinden çıkarıp adil çalışma, hizmet sürekliliği ve verimlilik odağında yeniden tanımlar. Yoğun görevlerin dengeli paylaşılması, mola sürelerinin hat yapısına uygun belirlenmesi ve gereksiz beklemelerin azaltılması bu yapının doğal çıktılarıdır. Tüm bunlar sahada hem sürücü memnuniyetini hem de operasyon performansını doğrudan iyileştirir. Peki bu yapı entegre olmasaydı ne olurdu? Sefer saatleriyle uyumsuz görevler ortaya çıkar; görevler arasındaki geçiş süreleri hat yapısına uygun planlanmadığı için kimi yerde gecikmeler, kimi yerde gereksiz beklemeler oluşurdu. Bazı sürücüler yoğun görevlerle yüklenirken bazıları daha hafif vardiyalar alırdı. Bu tutarsızlıklar hem sahadaki hizmet kalitesini hem çalışan konforunu olumsuz etkilerdi. Excel üzerinden yürütülen manuel süreçler ise hata riskini artırarak operasyonu daha kırılgan hale getirirdi. Sonuç mu? Mola süreleri , görev dağılımı ve çalışma düzeninin bütüncül şekilde yönetildiği ; adil , şeffaf ve optimize edilmiş bir vardiya planı. Hem sürücü hem yolcu için daha istikrarlı bir toplu taşıma deneyimi ; işletme içinse daha sürdürülebilir bir operasyon . 🎥 Cermopedia Yeni Bölüm: Toplu Taşımada Vardiya Planlama (Roster) Nedir? Cermopedia’nın yeni bölümünde bu kez “Toplu Taşımada Vardiya Planlama(Roster)” konusunu ele alıyoruz. Sade ve anlaşılır anlatımıyla bu bölümde şu sorulara yanıt arıyoruz: Vardiya planlaması nedir ve operasyon içinde neden kritik bir yere sahiptir? Sefer ve araç–sürücü planlamasından sonra vardiya süreci nasıl oluşturulur? Mola süreleri ve görev dağılımı nasıl dengelenir? Sabit, döner ve bölünmüş vardiya yapıları hangi durumlarda tercih edilir? Manuel planlamada yaşanılan zorluklar ve dijitalleşmiş yapının neleri iyileştirdiği? Yaklaşık 2.5 dakikalık bu kısa videoda, toplu taşıma planlamasının çoğu zaman görünmeyen ama en önemli adımlarından biri olan vardiya planlamasının nasıl şekillendiğini keşfedin. 👇 👉 İzlemek için: Tıklayın Yeni bölümler için takipte kalın! 🎥📚 Bizden Haberler 📰 🚶♀️ Tomorrow.Mobility & Smart City Expo World Congress 2025’e Katıldık! Barcelona’da düzenlenen Tomorrow.Mobility ve Smart City Expo World Congress 2025, bu yıl da şehirlerin daha güvenli, akıllı ve sürdürülebilir hale gelmesi için birçok paydaşı bir araya getirdi. Parabol olarak biz de etkinlik boyunca hem sahnede hem de stant alanında aktif olarak yer aldık. 🎤 Pazarlama Direktörümüz Tuğçe Işık , “Enhancing Road Safety for Vulnerable Road Users with Smart Analytics” başlıklı sunumuyla Safely projesinde Konya ve Saraybosna’da trafik güvenliğinde hassas yol kullanıcıları için ürettiğimiz etkileri paylaştı. Ayrıca Urban Impact Lab kapsamındaki BABLE Urban Shark Tank oturumunda, depremden etkilenen şehirlerde dayanıklı ve elektrikli toplu taşıma sistemlerine yönelik deneyimlerimizi aktardı. 📍 Etkinlik süresince Tomorrow.Mobility alanındaki standımızda ziyaretçilerle buluşarak, veri odaklı toplu taşıma çözümlerimizi ve trafik güvenliği yaklaşımımızı paylaşma fırsatı yakaladık. Etkinlik boyunca standımızı ziyaret eden, sunumlarımıza katılan ve deneyimlerimizi paylaşmamıza katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür ederiz. 🌍🙌 📍 EIT UM Safely Trafik Güvenliği Projesi Kapsamında Saraybosna'daydık! Safely projesi kapsamında 11–12 Kasım 2025 tarihlerinde Saraybosna'da gerçekleştirdiğimiz saha ziyareti başarıyla tamamlandı. İki gün boyunca mobilite ve trafik güvenliği alanındaki mevcut durumu yerinde inceleyerek paydaşlarla kapsamlı değerlendirmeler yaptık. 📍 Ziyaret boyunca; Saraybosna'nın trafik güvenliği stratejisi ve riskli noktalar analizine ilişkin sunumlar dinlendi, Parabol’ün Saraybosna'daki trafik güvenliği analizleri ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları paylaşıldı, Safely ile belirlenen kaza yoğunluğu yüksek bölgelerde saha incelemeleri yapıldı, Şehirdeki sürdürülebilir ulaşım uygulamaları yerinde gözlemlendi. Safely projesi, incinebilir yol kullanıcıları için trafik güvenliğini iyileştirmeye yönelik çalışmalarını tüm paydaşlarıyla birlikte sürdürmeye devam ediyor. 🌍🤝 🚌 Bursa’da “Akıllı Sistemler ve Gelecek Vizyonu” Panelinde Çalışmalarımızı Paylaştık Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen Akıllı Sistemler ve Gelecek Vizyonu panelinde yer alarak kent içi ulaşımın veri odaklı dönüşümüne ilişkin deneyimlerimizi paylaştık. 🎤 Panelde, Pazarlama Direktörümüz Tuğçe Işık , “Mobilite Yönetiminde Karar Destek Sistemleri ve Talep Tabanlı Toplu Taşıma Yönetimi” başlıklı sunumuyla; İstanbul ve İzmir’deki SKUP çalışmalarından, Bursa’da yürütülen talep tabanlı planlama örneklerine uzanan kapsamlı bir perspektif aktardı. Etkinlik boyunca, büyük verinin karar destek süreçlerinde nasıl kullanıldığını, trafik güvenliği ve çok modlu hareketlilik için geliştirilen yöntemlerin şehirlerde nasıl somut etki yarattığını paydaşlarla birlikte değerlendirdik. Şehirlerin ulaşım vizyonuna katkı sunmaya devam ediyoruz. 🚀 Mutfaktakiler 🙌🏻 Her sayıda sizi Parabol’ün arka plandaki uzmanlarıyla buluşturmaya ve Cermoni’nin gelişimine katkı sunan ekibi yakından tanıtmaya devam ediyoruz. Bu sayımızın konuğu, şehirlerle yürütülen planlama çalışmalarında sahadaki ihtiyaçları analiz eden, veriye dayalı çözümlerin doğru şekilde kurgulanmasına katkı sağlayan Kentsel Hareketlilik Uzmanımız Elif Karagümüş Göksu. Parabol’de Kentsel Hareketlilik Uzmanı olarak en çok keyif aldığım şey, Cermoni’nin şehirlerde gerçekten bir fark yaratması. Toplu taşıma hatlarının nasıl işlediğini, sürücülerin ve yolcuların neler yaşadığını, şehirlerin nerelerde nefes almakta zorlandığını görmek ve bunları Cermoni ile çözüme dönüştürmek benim için hem heyecan verici hem de anlamlı bir süreç. Her gün farklı bir şehir için çalışıyoruz; bir yerde yoğun bir hatı rahatlatıyor, başka bir yerde sürücü planlamasını daha adil hale getiriyor, bir başka şehirdeyse insanların yolculuk süresini kısaltıyoruz. Cermoni’nin sahada gerçekten işlediğini, belediye ekiplerinin hayatını kolaylaştırdığını ve yolculara dolaylı da olsa bir katkı sağladığını görmek işimin en motive edici yanlarından biri. Bu işte en çok sevdiğim şey de bu: Yaptığımız işin kente dokunduğunu hissetmek. Kendimi hep sahada gibi hissediyorum; belediyelerle, operatörlerle, saha ekipleriyle konuşuyor, onların ihtiyaçlarını birebir dinliyor ve Cermoni’de doğru çözüme dönüştürmeye çalışıyorum. Bence iyi bir toplu taşıma sistemi sadece rakamlardan oluşmuyor; insanların günlük hayatını kolaylaştıran küçük ama etkili dokunuşlar çok önemli. İşte Cermoni’nin gücü de burada başlıyor. Her proje bana yeni bir şey öğretiyor ve her çözümde ‘evet, bu şehir için gerçekten iyi oldu’ demek beni inanılmaz mutlu ediyor. Şehirlerin daha akıllı, daha erişilebilir ve daha düzenli bir toplu taşıma sistemine kavuşmasına katkı sağlamak işimin en güzel tarafı bu.." 🚍 Vardiya Planlaması Sizin Şehrinizde Neleri Değiştirirdi? Toplu taşımada adil, sürdürülebilir ve kesintisiz bir hizmet sunmak için yalnızca seferleri değil; sürücülerin çalışma düzenini, mola sürelerini ve görev dağılımını da doğru şekilde planlamak gerekiyor. Peki tüm bu süreçler daha dengeli ve optimize bir yapıya kavuştuğunda şehirde neler değişir? Bu sayımızda vardiya planlamasının ne olduğunu, doğru bir vardiya planının saha operasyonlarına nasıl yansıdığını ve Cermoni’nin bu süreçleri nasıl daha yönetilebilir hale getirdiğini ele aldık. Peki sizce, sizin şehrinizde daha adil ve dengeli bir vardiya planlamasına geçilse neler değişirdi? 💬 Gözlemlerinizi, önerilerinizi veya kendi şehrinizde karşılaştığınız zorlukları bizimle paylaşmak isterseniz her zaman buradayız. Geri bildirimlerinizi her zaman bekliyoruz. 🙌 Ayrıca maili link üzerinden de okuyabilir ve ilgisini çekebileceğini düşündüğünüz kişilerle paylaşabilirsiniz. Yeni sayıda görüşmek üzere. 👋
- Cermonews #13 | Talebe Dayalı Planlama
Cermonews’in 13. sayısından merhaba! 👋🏻 👐🏻 2025'in son Cermonews sayılarına yaklaşmışken 13 sayıdır aynı heyecan ve paylaşma isteğiyle toplu taşımada farklı konuları ele almaya ve sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Bu sayıda da haftanın son gününde göz atabileceğiniz önemli ama keyifli bir içerik sizleri bekliyor: Toplu taşımada giderek daha fazla önem kazanan bir ihtiyaç: Talebe Dayalı Planlama. Şehirlerin ulaşım ihtiyaçları sabit değil; saat, gün, mevsim, tatil dönemleri, etkinlikler, vb. sürekli değişiyor. Bazı hatlarda yoğun talep varken, bazı hatlar daha düşük kullanımla çalışıyor. Bu farklılıklar aslında şehirlerimizin hareketlilik taleplerini ve örüntülerini gösteriyor. Toplu taşımayı yöneten kurumlar için ise önemli konu buradaki talep ve değişikliğe nasıl uyum sağlayacakları olarak öne çıkıyor. İşte tam da bu yüzden, planlamanın esnek ve talebe duyarlı olması gerekiyor. Yolcunun gerçekten ihtiyaç duyduğu yerde, zamanda ve sıklıkta hizmet sunabilmek için talebe dayalı planlama öne çıkıyor. Bu sayımızda; “talep” kavramının toplu taşımada ne ifade ettiğini, bu talebin hangi yöntemlerle ölçülebildiğini ve elde edilen verilerin planlama süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini adım adım ele alıyoruz. Ayrıca bu konuda sıkça karşılaşılan yanlışları ele alıyor ve Cermoni planlama modülü ile talebe dayalı yaklaşımın nasıl uygulanabileceğini örneklerle paylaşıyoruz. Her zamanki gibi “ Bizden Haberler ”, “ Cermopedia ” ve “ Mutfaktakiler ” bölümleriyle dopdolu bir içerik sizi bekliyor. ⚙️🚏 Keyifli okumalar dileriz! 🧩 Talebe Dayalı Planlama Nedir? İyi bir toplu taşıma planlaması sahada kullanıcıların ulaşım taleplerini temel alarak verimli bir şekilde sefer, araç, sürücü planlamasının yapılabilmesini kapsar. Talebe dayalı toplu taşıma planlaması araç sayısı, araç tipi, sefer sıklığı gibi kararların sahadaki talebe uygun olarak karar verilmesini sağlayan bir toplu taşıma planlama yaklaşımıdır. Bu yaklaşımın amacı yolcuların yoğunlaştığı saat ve bölgelerde yeterli kapasiteyi sağlamak; daha az talep gören hatlarda ise kaynakları daha verimli şekilde kullanmaktır. Böylece hem kullanıcı memnuniyeti artar hem de işletme maliyetleri optimize edilir. Talebe dayalı planlama, yalnızca sefer sayısını artırmak değil; doğru zamanda, doğru yerde ve doğru sıklıkta hizmet vermek anlamına gelir. Bu sayede aynı filo ile daha fazla yolcu taşımak, boş seferleri azaltmak ve yolcu deneyimini iyileştirmek mümkün hale gelir.göstergelerden biridir. 🧭 Talep Verisi: Toplu Taşımada Nasıl Ölçülür, Nasıl Kullanılır? Toplu taşımada talep, insanların gün içinde hangi saatlerde, hangi bölgelerden nereye seyahat ettiğinin ölçülmesiyle elde edilen bir bilgidir. Bunun için akıllı kart verileri , GPS kayıtları , durak bazlı biniş bilgileri ya da mobil uygulamalardan alınan hareket verileri kullanılabilir. Örneğin, yolcuların hangi saatlerde kart bastığı, hangi araçlara bindiği ve nerede indiği incelenerek şehirdeki hareketlilik desenleri ortaya çıkarılır. Bu verilerin yapay zekâ temelli modellerle işlenmesiyle, günün farklı zaman dilimlerinde hangi bölgelerde daha fazla talep olduğu belirlenir. Böylece şehirlerin toplu taşıma sistemleri artık sadece tahminlere değil, veriye dayalı analizlere göre planlanabilir hale gelir. Bu talep bilgisi, toplu taşıma planlamasının merkezindedir. Kısaca “ kim, nereden, ne zaman, nereye gitmek istiyor? ” sorusuna doğru yanıt verebildiğimizde, hat tasarımı , sefer sıklığı , kalkış saatleri ve araç tahsisi gibi tüm planlama kararları daha akılcı hale gelir. Örneğin, yoğun talebin olduğu saatlerde sefer sayısı artırılır, düşük talep dönemlerinde ise araçlar başka hatlara yönlendirilir. Böylece hem kaynak kullanımı verimli olur hem de yolcular için bekleme süreleri azalır. ⚠️ Talebe Dayalı Planlama Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ❌ “Talebe göre planlama demek daha fazla araç koymak demektir.” ➡️ Doğrusu: Tam tersi! Bu planlama anlayışı optimum kaynakla daha fazla yolcuya ulaşmayı hedefler. “Her zaman çok sefer değil, doğru zamanda sefer” ilkesiyle çalışır. Verimlilik ve yolcu memnuniyeti birlikte artırılabilir. ❌ “Yüksek doluluk oranı talebin iyi karşılandığı anlamına gelir.” ➡️ Doğrusu : Yüksek doluluk her zaman iyi hizmet sunulduğu anlamına gelmez. Yoğun saatlerde doluluk beklenebilir; ancak günün her saatinde yüksek doluluk, hizmetin talebe göre yeterince esnek planlanmadığına işaret eder. ❌ “Talep odaklı sistemler sadece DRT (Talebe Dayalı Ulaşım) gibi yeni modeller için geçerlidir.” ➡️ Doğrusu: DRT sistemleri, talep odaklı yaklaşımın bir uygulamasıdır ama bu planlama anlayışı sadece onlara özgü değildir. Klasik toplu taşıma hatlarında da talep analizine dayalı iyileştirmeler yapılabilir. DRT, talep odaklı düşünmenin bir sonucu ama tek yolu değildir. 🚍 Cermoni ile Talebe Dayalı Planlama | Yolcu Memnuniyeti Artarken Maliyetler Nasıl Azaltılır? Cermoni, toplu taşıma sistemlerini talep verisiyle şekillendiren ve planlama süreçlerini bir bütün olarak ele alan akıllı bir karar destek çözümüdür. Amaç yalnızca bir sefer çizelgesi üretmek değil, şehir içi hareketliliği tüm bileşenleriyle optimize etmektir. Cermoni'de farklı veri kaynaklarının entegre bir şekilde analiz edilmesiyle oluşturulan talep verileri ile hat frekansları belirlenir, ardından sefer saatleri planlanır, araç atamaları yapılır ve son olarak sürücü vardiyaları oluşturulur. Böylece planlama zincirinin tüm halkaları birbiriyle uyumlu, dengeli ve bütüncül şekilde işler. Cermoni’nin optimizasyon temelli yapısı, belirlenen kısıtlar (araç sayısı, sürücü saatleri vb.) dahilinde en verimli planı üretmeyi hedefler. Bu yalnızca “daha çok” ya da “daha az” sefer anlamına gelmez — doğru yerde ve doğru zamanda hizmet üretmek anlamına gelir. Böylece yüksek talep saatlerinde memnuniyet artarken, düşük talep dönemlerinde gereksiz maliyetler önlenmiş olur. Bu süreç, planlamayı operasyonel bir görev olmaktan çıkarıp stratejik bir sürece dönüştürür. Yolcunun ihtiyacına göre şekillenen bir sistem sayesinde, kaynaklar daha verimli kullanılır ve hizmet kalitesi istikrarlı şekilde korunur. Peki bu yapı entegre olmasaydı ne olurdu? Sefer saatleri talep verilerinden bağımsız belirlenir, araçlar yanlış kapasiteyle çalışır, vardiyalar verimsizleşirdi. Bazı hatlar boş giderken, diğerlerinde aşırı yoğunluk yaşanırdı. Cermoni’nin her modülü bir diğerine bağlı çalıştığı için bu dengesizliklerin önüne geçilir. Sonuç mu? Şehirdeki talep değişimlerine duyarlı, optimize edilmiş, sürdürülebilir ve yolcu dostu bir toplu taşıma sistemi 🎥 Cermopedia Yeni Bölüm: Talebe Dayalı Toplu Taşıma Planlaması Cermopedia’nın yeni bölümünde bu kez “Talebe Dayalı Toplu Taşıma Planlaması” kavramını ele alıyoruz. Sade ve anlaşılır anlatımıyla bu bölümde şu sorulara yanıt arıyoruz: Talep nasıl analiz edilir, nasıl tahmin edilir? Talep verisi planlama süreçlerine nasıl entegre edilir? Bu yaklaşım şehirlerde hangi faydaları sağlar? Yaklaşık 2.5 dakikalık bu kısa videoda, planlamada veriye dayalı kararların nasıl şekillendiğini keşfedin. 📈 Cermopedia, sektörde sıkça karşılaşılan teknik kavramları herkesin anlayabileceği bir dille açıklamaya devam ediyor. Yeni bölümler için takipte kalın! 🎥📚 Bizden haberler 📰 🚶♀️ MARUF'ta trafik güvenliği için hem konuştuk hem de yürüdük! Marmara Urban Forum (MARUF25) bu yıl da şehirleri daha erişilebilir, güvenli ve sürdürülebilir kılmak için birçok paydaşı bir araya getirdi. Parabol olarak biz de etkinliğin partneri olarak hem sahada hem salonda etkili bir şekilde yer aldık. 📍 İlk olarak, SAFELY projesi kapsamında düzenlediğimiz “ Yürüyen Atölye ” etkinliğinde, yaya güvenliğini sahada deneyimleyerek gözlemleme fırsatı sunduk. Katılımcılarla birlikte, İstanbul’un belirli rotalarında yürüyerek Mapalyse uygulamamız üzerinden riskli noktaları haritalandırdık. Bu sürecin tasarımı ve uygulamasında ekibimizden Elif Çora ve Tuğçe Işık aktif olarak görev aldı. 🎤 Aynı forumda düzenlenen “ Sürdürülebilir’e Ulaşım: Ortak Deneyimler ” oturumunda ise Pazarlama Direktörümüz Tuğçe Işık , Parabol’ün SKUP projelerinde edindiği deneyimleri ve SAFELY Projesi kapsamında yürütülen yol güvenliği çalışmalarını paylaştı. Şehirler için veriye dayalı ulaşım çözümlerinin önemi, somut örnekler ve etkilerle vurgulandı. 📍 EIT UM Safely Projesi Kapsamında Konya’da Safely Trafik Güvenliği Günlerine Katıldık EIT Urban Mobility desteğiyle yürütülen SAFELY Projesi Konya’da gerçekleştirilen Trafik Güvenliği Günleri etkinliğinde, veriye dayalı analizler sahaya taşındı. Safely’nin Konya ve Saraybosna’daki pilot bölgelerinde belirlediği riskli alanlarda, yaya güvenliğini artırmaya yönelik somut iyileştirmeler uygulanmaya başlandı. 📍 Konya’daki saha ziyaretlerinde , proje paydaşlarıyla birlikte Safely üzerinden belirlenen riskli noktalara uygulanan önlemler yerinde incelendi. Aynı zamanda akıllı ulaşım sistemleri, hassas yol kullanıcıları ve şehir içi güvenli rota planlamaları üzerine sunumlar gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, Safely’nin sunduğu analitik içgörülerin nasıl gerçek müdahalelere dönüştüğünü ve şehirlerde güvenli, erişilebilir ulaşımı nasıl mümkün kıldığını gözler önüne serdi. 🔜 Sıradaki durak: Saraybosna! Proje kapsamındaki diğer saha uygulamaları için bizi takipte kalın. Mutfaktakiler 🙌🏻 Her sayıda sizi bir ekip arkadaşımızla bir araya getirmeye ve toplu taşımadaki yenilikçi çalışmaların arkasındaki uzmanlarla tanıştırmaya devam ediyoruz. Bu sayımızda, Cermoni kullanıcılarının deneyimini iyileştirmek için şehirlerle doğrudan iletişimde olan, sorulara hızla çözüm üreten ve her kuruma detaylı bir ilgiyle yaklaşan Müşteri Başarı Yöneticimiz Mert Uslu sizlerle! 💼 Parabol'de Müşteri Başarı Yöneticisi olarak, Cermoni kullanıcılarının ürünü tüm özellikleriyle birlikte etkin ve verimli bir şekilde kullanabilmesini sağlamak için çalışıyorum. Amacım, kullanıcıların sistemden maksimum faydayı elde ederken kesintisiz ve stabil bir deneyim yaşamalarını garanti altına almak. Kullanıcı ihtiyaçlarını anlamak, karşılaştıkları sorunlara hızlı çözümler üretmek ve yazılımın sağladığı değerleri onlara en doğru şekilde aktarmak görevimin merkezinde yer alıyor. Müşteri süreçlerini yakından takip ederek, doğru yönlendirmeler ve eğitimlerle Cermoni’nin tüm yeteneklerini kullanıcıların günlük operasyonlarına entegre ediyorum. Her yeni etkileşimde, sadece anlık sorunları çözmekle kalmıyor; kullanıcıların uzun vadeli hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıracak adımlar atıyorum. Aynı zamanda kullanıcılarla güçlü bir bağ kuruyor, onların ihtiyaç ve geri bildirimlerini ekiplere en doğru şekilde aktarıyorum. Eğitimler, kullanım analizleri ve proaktif iletişimle Cermoni’nin kullanıcılar için vazgeçilmez bir araç haline gelmesine destek oluyorum. 🚍Talebe Dayalı Planlama ile Neler Değişirdi? Toplu taşımada daha verimli, daha adil ve yolcu dostu bir sistem kurmak için doğru soruları sormak gerekiyor: Yolcular nereden geliyor, nereye gidiyor? Hangi saatlerde hangi hatlara talep artıyor? Bu sayımızda, talebe dayalı planlamanın ne olduğunu, nasıl uygulandığını ve karar alma süreçlerine nasıl katkı sunduğunu birlikte ele aldık. Peki sizce, sizin şehrinizde talebe dayalı planlamaya geçilse neler değişirdi? 📩 Gözlemlerinizi, önerilerinizi veya kendi şehrinizde karşılaştığınız zorlukları bizimle paylaşmak isterseniz, her zaman buradayız. Geri bildirimlerinizi her zaman bekliyoruz. 🙌 Yeni sayıda görüşmek üzere. 👋
- Cermopedia | Talebe Dayalı Toplu Taşıma Planlaması Nedir? #8
Cermopedia'nın yeni bölümü "Talebe Dayalı Toplu Taşıma Planlaması Nedir?" konusu ile yayında 📈 🎥 Toplu taşıma alanındaki kavramları kısa ve sade bir şekilde açıkladığımız bu içerik serimizin yeni bölümünde bu kez “Talep Tabanlı Planlama Nedir?” sorusunu ele alıyoruz. Talebe dayalı planlama nasıl çalışır? Talep doğru tahmin edilemezse ne olur ve talep nasıl analiz edilir? Talep bilgisi nerede kullanılır? Talep tabanlı planlama şehirlerde ne gibi faydalar sağlar? ve daha fazlasını 2.30 dakika gibi kısa bir sürede dinleyebilirsiniz. Dinlemek istediğiniz kavramlar, önerileriniz varsa yorum bırakabilir, bize ulaşabilirsiniz 🙌 Yeni bölümde görüşmek üzere 🎙️
- Antalya değişen toplu taşıma taleplerine Cermoni ile nasıl uyum sağladı?
Problem Neydi? Yaklaşık 2,7 milyon nüfusa sahip dinamik bir şehir olan Antalya , toplu taşıma talebinde son yıllarda büyük değişimlerle karşı karşıya. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası gerçekleşen göç, 6 Şubat depremlerinin yol açtığı iç göç ve uzayan yaz sezonlarının getirdiği turist artışı, şehirdeki toplu taşıma ihtiyacını ciddi şekilde artırdı. Artan talep, hizmetlerin daha verimli bir şekilde yeniden düzenlenmesini zorunlu hale getirirken, yükselen işletme maliyetleri de Antalya’nın toplu taşıma planlamasını daha sürdürülebilir ve maliyet etkin hale getirmesini hayati kıldı. Cermoni ile Nasıl Bir Etki Yaratıldı? Bu zorlukların üstesinden gelmek için Antalya’da toplu taşıma planlaması ve araç-sürücü atamaları Cermoni kullanılarak optimize edildi. Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü’nün (EIT) Urban Mobility girişimi tarafından desteklenen proje, Antalya’nın: Hizmet kalitesini artırmasına, Maliyetlerini düşürmesine, Çevresel sürdürülebilirliği geliştirmesine olanak tanıdı. Antalya’nın geniş toplu taşıma ağı; otobüs, tramvay ve minibüsleri kapsayarak farklı ilçeleri birbirine bağlıyor. Ancak bu ağda sefer planlaması ve araç-sürücü atamaları için tamamen dijital bir sistem bulunmuyordu . Cermoni’nin entegrasyonu ile birlikte şehrin hedefleri şunlar oldu: Hizmet kalitesinden ödün vermeden araç sayısını azaltmak , İşletme maliyetlerini minimize etmek , Yıl boyunca değişken talebe uyum sağlamak, Kat edilen mesafeyi ve emisyonları azaltarak çevresel etkiyi düşürmek . 📊 Sonuçlar: Araç sayısı 96’dan 91’e düşürüldü Ortalama hizmet seviyesi C Level olarak korundu Sefer/araç oranı 4,25’ten 5,19’a çıkarıldı Sunulan Çözümler Cermoni’nin veriye dayalı analizleri sayesinde Antalya, toplu taşıma sisteminde daha verimli ve kaliteli bir hizmet için optimize edilmiş bir sefer planı oluşturdu. 🔎 Yapılan analizler gösterdi ki: Stratejik araç tahsisi ile toplam 5 araç azaltılabilir , Buna rağmen hizmet kalitesi korunabilir . Bu yaklaşım sayesinde: 🚏 Doluluk oranları %100-%100 ve %95-%85 arasında tutularak talep saatlerine uygun hizmet seviyeleri belirlendi, 🌍 Toplam kat edilen mesafe ve karbon emisyonları azaltıldı, 💰 Daha maliyet etkin ve sürdürülebilir bir toplu taşıma operasyonu sağlandı. Çıkarılan Dersler Talep odaklı planlama: Veri analizi, hizmetlerin gerçek yolcu talebine göre dinamik olarak uyarlanmasını sağladı. Dijitalleşmeyle verimlilik: Manuel planlamadan dijital sistemlere geçiş, operasyonel süreçleri önemli ölçüde hızlandırdı. Sürdürülebilirlik önceliği: Optimize edilen planlama, daha az araçla karbon emisyonlarını düşürdü ve çevreci bir ulaşım modeli sundu. Değişime uyum: Proje, toplu taşıma talebinin sürekli izlenmesi ve hizmetlerin buna göre düzenlenmesinin kritik önemini ortaya koydu. Sonuç Cermoni ile Antalya, toplu taşımada daha verimli, sürdürülebilir ve ekonomik bir yapıya kavuştu. Değişen şehir dinamiklerine uyum sağlayan bu dönüşüm, hem işletmeciler hem de yolcular için daha kaliteli bir ulaşım deneyimi sundu. 🚍✨
- Modena, İtalya'da Cermoni ile toplu taşıma optimizasyonu
Vaka Çalışması Cermoni ile toplu taşımada dijital dönüşüm: Araç ve Sürücü Atama Optimizasyonu Genel Bakış Vignola, İtalya’nın Modena bölgesinde yer alan küçük fakat çevresiyle güçlü etkileşim içinde olan bir şehirdir. Şehir, hem şehir içi otobüs hatları hem de çevredeki kasabalara bağlantı sağlayan hatlardan oluşan bir toplu taşıma ağına sahiptir. Son dönemde bölgede uygulamaya alınan 30 km/s hız sınırı , toplu taşıma planlamasının da bu yeni kurallara uyarlanmasını zorunlu kıldı. Şehir, hizmet kalitesinden ödün vermeden daha maliyet etkin, verimli ve çevre dostu bir toplu taşıma planlamasına ihtiyaç duyuyordu. Zorluk Yasal düzenlemelere uyum sağlama zorunluluğu Hizmet seviyelerini koruyarak maliyetleri düşürme ihtiyacı Araç ve sürücü planlamasında verimlilik arayışı Çevresel etkilerin minimize edilmesi hedefi Ama Nasıl? Avrupa’nın en büyük mobilite ağı EIT Urban Mobility (Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü Kentsel Hareketlilik) tarafında da yatırım yapılan proje kapsamında Cermoni ile Vignola’da optimizasyon çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmalar, özellikle ilgili hatlarda talep değişikliklerine göre sefer tarifesi önerilmesi ve ilgili sefere göre araç-sürücü atama optimizasyonunu ele almaktadır. Ne amaçlandı? Mevcutta önerilen sefer çizelgesi için araç ve sürücü sayısını optimum seviyede kullanmak isteyen işletmemiz kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanmayı ve daha iyi hizmet vermeyi amaçlamaktadır. Hedef, daha az araçla ve daha düşük maliyetle hizmet kalitesinden ödün vermeden, yeni yasal düzenlemelere uygun olarak ve çevresel etkileri azaltarak toplu taşıma hizmetini iyileştirmektir. Çözüm: Cermoni ile Optimizasyon Avrupa’nın en büyük mobilite ağı EIT Urban Mobility tarafından da desteklenen proje kapsamında Vignola’da Cermoni kullanılarak optimizasyon çalışmaları başlatıldı. Cermoni’nin sağladığı çözüm adımları: 13 hattın sefer çizelgeleri sisteme aktarıldı, Hat uzunluğu, araç tipi ve ortalama sefer süresi gibi veriler analiz edildi, Araç ve sürücü atamaları otomatik olarak optimize edildi , Talebe göre sefer tarifeleri yeniden planlandı. Daha az araç ve sürücü ile daha iyi bir toplu taşıma planlaması Elde Edilen Sonuçlar Cermoni’nin uygulanmasıyla Vignola toplu taşıma sisteminde önemli kazanımlar elde edildi: Araç sayısı 26’dan 24’e düşürüldü Sürücü sayısı 31’den 28’e indirildi Toplam kilometre ve karbon emisyonlarında azalma sağlandı Operasyonel süreçler daha verimli hale geldi Hizmet kalitesi korunarak daha sürdürülebilir bir yapı oluşturuldu Bu planlama süreci, sadece araç sayısını azaltmakla kalmadı, aynı zamanda toplam kilometreyi ve karbon emisyonunu da düşürdü. Böylece çevresel etkiler minimize edilirken, hizmet kalitesi de arttı. Eş zamanlı olarak, sürücü sayısının azaltılması, operasyonel süreçleri daha verimli hale getirdi . Bu yenilikçi yaklaşımlar, Vignola'da daha etkin, ekonomik ve çevre dostu bir toplu taşıma hizmetinin önünü açtı. Çıkarılan Dersler Düzenlemelerin entegrasyonu için dinamik planlama kritik rol oynuyor. Veri odaklı karar destek sistemleri , toplu taşıma planlamasını daha dayanıklı hale getiriyor. Kaynakların daha etkin kullanımı, hem maliyetleri hem de çevresel etkileri azaltıyor. Küçük şehirlerde bile dijital optimizasyon çözümleri büyük fark yaratabiliyor. Kullanıcı yorumu: Daniele Paolino, Modena Public Transport Agency “Cermoni Araç Atama özelliğinin kullanımı kolay ve hızlı; araç kullanımını analiz ederek sefer çizelgelerimizin kalitesini kontrol etmemizi sağlıyor. Aynı şey sürücü atama kısmı için de geçerli; bu araçlar kullanıcı ihtiyaçları ile kamu maliyetlerini dengelemek için çok önemli. Pilot bölge olarak küçük bir şehir seçtik ve Cermoni ekibiyle olan sorunsuz iletişimimiz sayesinde çok olumlu sonuçlar elde ettik.” Kullanıcısından Dinleyin: Cermoni İtalya'da Nasıl Fayda Sağlıyor? Birlikte yeni bir başarı hikayesi yazmak için bize buradan ulaşabilirsiniz.
- Cermoni ile Ölü kilometre Minimizasyonu: Ölü Kilometre Nedir? Toplu taşıma işletmeleri için neden önemlidir?
Ölü kilometre minimizasyonu, toplu taşıma sistemlerinin verimli çalışması, operasyonel maliyetlerin düşürülmesi ve sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin geliştirilmesi açısından kritik bir konudur. Bu noktada, ölü kilometre (dead kilometers) olarak adlandırılan yolcusuz kat edilen mesafelerin en aza indirilmesi büyük önem taşır. Cermoni , toplu taşıma yönetiminde ölü kilometreyi minimize ederek maliyetleri düşürmeye ve verimliliği artırmaya yardımcı olur. Ölü Kilometre Nedir? Ölü kilometre, toplu taşıma araçlarının yolcu taşımadan gerçekleştirdiği mesafeleri ifade eder. Genellikle garaj-çıkış noktası ve son durak-garaj arasında oluşan bu verimsiz hareketler, yüksek yakıt tüketimine, artan bakım maliyetlerine ve verimsiz filo kullanımına yol açar. Ölü Kilometreyi Azaltmanın Avantajları Ölü kilometrenin minimize edilmesi, toplu taşıma sistemlerinde maliyetleri düşürmek, operasyonel verimliliği artırmak ve sürdürülebilirliği desteklemek açısından kritik bir rol oynar. Yakıt tüketiminin azalması, filo bakım maliyetlerinin düşmesi ve sürücü çalışma saatlerinin daha verimli planlanması gibi doğrudan finansal faydalar sağlarken, aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltarak çevreye duyarlı bir ulaşım sistemine katkıda bulunur. Araçların boş sefer yapmasını önlemek, kaynak kullanımını optimize eder ve toplu taşımanın daha verimli çalışmasını sağlar. Bu sayede, hem işletmelerin operasyonel yükü hafifler hem de yolcular için daha güvenilir ve etkili bir ulaşım ağı oluşturulur. Cermoni ile Ölü Kilometreyi Nasıl Minimize Ediyoruz? Filo ve Sürücü Yönetimi: Araçların hangi saatlerde ve hangi güzergahlarda kullanılması gerektiğini belirleyerek, filo yönetimini daha etkin hale getirir. Böylece gereksiz seferler azalır ve sürücülerin çalışma saatleri daha verimli planlanır. Bunun yanında araç ve sürücü senkronizasyonu ve farklı hatlar arasındaki araç transferleri sağlanarak verimli bir uygulama süreci oluşturulabilir. Talep Odaklı Planlama: Yolcu yoğunluğu ve sefer analizleri sayesinde hangi bölgelerde, hangi saatlerde ek araç gerekeceğini öngörerek doğru planlama yapılmasını sağlar. Veriye Dayalı Karar Alma: Toplu taşıma verilerini analiz ederek, garaj çıkış noktaları, terminal konumlandırmaları ve filo hareketleri optimize edilir. Böylece ölü kilometre minimum seviyeye indirilir. Sonuç Ölü kilometreyi minimize etmek, toplu taşıma sistemlerinin daha verimli, sürdürülebilir ve ekonomik hale gelmesi için kritik bir adımdır. Cermoni , akıllı analizler ve optimizasyon çözümleriyle şehirlerin toplu taşıma yönetiminde daha iyi kararlar almasını sağlıyor. Siz de toplu taşıma sisteminizde gereksiz maliyetleri azaltmak ve verimliliği artırmak istiyorsanız, şimdi harekete geçme zamanı! 🚍✨ Siz de işletmeniz için ölü kilometre minimizasyonu yapmak istiyorsanız;
- Cermopedia: Toplu Taşımada Kimseyi Geride Bırakmamak | Avrupa Hareketlilik Haftası Özel Bölüm
Cermopedia bu defa Avrupa Hareketlilik Haftası özel bölüm "Toplu taşımada kimseyi geride bırakmamak" konusu ile yayında 🚌 Her yıl 16–22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası , sürdürülebilir ve kapsayıcı ulaşımı teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu yılın teması: “Herkes için hareketlilik”. Yani yaş, cinsiyet, gelir durumu, fiziksel ya da bilişsel farklılıklar ne olursa olsun herkesin hareketlilik hakkının gözetilmesini vurguluyor. Ulaşım sistemlerinin toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde tasarlanmasını savunuyor. Biz de bu temaya paralel olarak bugünkü bölümümüzde “Toplu taşımada kimseyi geride bırakmamak” konusuna odaklanıyoruz. Bu kapsamda, güvenilir, erişilebilir ve kapsayıcı toplu taşıma hizmetlerinin ne anlama geldiğini konuştuğumuz bölümümüzü izleyebilirsiniz. 🎥 Toplu taşıma alanında daha fazla içerik için youtube sayfamızı ziyaret edin!
- Cermonews Avrupa Hareketlilik Haftası Özel Sayısı
Cermonews’in özel sayısından, Avrupa Hareketlilik Haftası'nın da ilk gününden merhaba! 👐🏻 Avrupa Hareketlilik Haftası'nı bu senenin temasına özel bir Cermonews sayısıyla açıyoruz: " Herkes İçin Hareketlilik" 🎉 Her yıl 16–22 Eylül tarihlerinde kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası (AHH) , 2002 yılından bu yana Avrupa Komisyonu tarafından sürdürülebilir kentsel hareketlilik üzerine farkındalık oluşturmayı ve artırmayı amaçlayan uluslararası bir kampanyadır. Temel amacı: Daha çevreci, sağlıklı, kapsayıcı, yenilikçi mobilite tercihlerini ön plana çıkararak yürümeyi, toplu taşımayı, bisiklet kullanımını artırmayı hem bireysel kullanıcılar hem de yerel yönetimler seviyesinde teşvik etmektir.🚶🏻♀️🚴🏽♂️🚍 Bu yılın teması: Herkes için Hareketlilik Bu tema, şehirlerdeki herkesin –yaş, gelir, fiziksel yeterlilik, cinsiyet veya yaşadığı bölge fark etmeksizin– ulaşım hizmetlerine eşit şekilde erişebilmesini merkeze alıyor. Ulaşımın bir ayrıcalık değil bir hak olduğuna dikkat çeken tema; şehirlerin planlama ve tasarım süreçlerini bu kapsayıcılıkla ele alması gerektiğini vurguluyor. Bu özel sayımızda; “herkes için hareketlilik” temasını farklı boyutlarıyla ele alıyor, herkesin kim olduğunu, bu vizyonun neden önemli olduğunu ve nasıl mümkün hale gelebileceğini değerlendiriyoruz. Bu haftaya özel biz de Parabol olarak "7 gün 7 kavram 7 hikaye" şeklinde bir tema belirledik. İlkini bu sayıda "herkes için hareketlilikle" başlatıyoruz ve farklı sosyodemografik grupların ve dezavantajlı bireylerin katılımına özen gösterilen "Kadıköy Caferağa'da mahalle odaklı aktif ulaşım planlama" hikayemizi anlatıyoruz. Keyifli okumalar dileriz!👇 Herkes için hareketlilikteki herkes kim? Herkes için hareketlilik dediğimiz zaman aklımıza kim geliyor? Hareketlilik bizleri yalnızca bir yerden bir yere ulaştırmakla kalmıyor; aslında hayatın farklı noktalarına (eğitim, sağlık, istihdam, sosyal hayat, vb.) bağlıyor. Bu yüzden buradaki ‘herkes’, hiç kimsenin dışarıda bırakılmadığı kapsayıcı ulaşım sistemlerini temsil ediyor. Bu yılın teması da ulaşımı kişilerin hayata eşit şekilde katılabilmesinin bir aracı olarak vurguluyor. Temanın merkezinde, yaş, fiziksel yeterlilik, cinsiyet, gelir düzeyi veya yaşanılan bölge fark etmeksizin herkesin erişebilir bir şehirde yaşama hakkı bulunuyor. Kapsayıcı ulaşım çözümleri üretmenin, sadece teknik değil aynı zamanda sosyal bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. 🗣️ Gerçekten “herkes için” diyebilmek için; erişilebilirlik, karşılanabilirlik, güvenlik ve konfor, katılımcılık, cinsiyet eşitliği, çevresel sürdürülebilirlik, entegrasyon ve bağlantılılık, dijital kapsayıcılık ve dayanıklılık ilkelerini gözetmek ve hayata geçirmek kritik bir öneme sahiptir. 📏 Hareketliliği herkes için tasarlamak 🚶♀️🚲🧑🦽 Hareketlilik sistemleri, yalnızca hızlı ve teknik olarak gelişmiş olmakla kalmamalı; aynı zamanda kapsayıcı , erişilebilir ve eşitlikçi de olmalıdır. Fiziksel engellerin olmaması: Toplu taşıma araçları, duraklar, kaldırımlar ve bisiklet yolları; rampalar, uygun zemin dokusu, aydınlatma ve yönlendirme levhalarıyla herkesin erişimine uygun olmalıdır. Dijital erişilebilirlik: Bilet alma, güzergâh planlama ve gerçek zamanlı bilgi uygulamaları kullanıcı dostu olmalı; yaşlılar veya dijital erişimi sınırlı olanlar dışlanmamalıdır. Açık iletişim: Durak tabelaları, zaman çizelgeleri ve yönlendirme işaretleri sade, anlaşılır ve görme ya da işitme engeli olanların da kolayca kullanabileceği şekilde düzenlenmelidir. Güvenlik: İyi aydınlatılmış duraklar, güvenli kaldırımlar ve veri güvenliğine uyumlu dijital hizmetler ile hem fiziksel hem de dijital güvenlik sağlanmalıdır. Çünkü bir kent ancak en kırılgan birey için erişilebilir olduğunda gerçekten erişilebilirdir . 📊 Çeşitlilik, Karşılanabilirlik ve Güvenilirlik Herkes için hareketlilik toplumsal çeşitliliği tanıyan, ekonomik farklığı gözeten ve güven duygusunu sağlayan ulaşım sistemleri ile mümkündür. 🔄 Çeşitlilik dediğimizde sadece farklı yaşlardan insanları değil; yürüyen, koşan, bastonla ilerleyen, tekerlekli sandalye kullanan ya da elinde market poşetiyle dolmuşa yetişmeye çalışan herkesi kastediyoruz. Çünkü herkesin bir yolculuk şekli var. Hareketlilik sistemleri bu farklılıkları tanıyabildiği sürece gerçekten "herkes için" olabilir. 💸 Karşılanabilirlik , erişimin sadece fiziksel değil, aynı zamanda ekonomik olarak da mümkün olmasını ifade eder. Gelir düzeyi ne olursa olsun, herkesin kullanabileceği ulaşım seçenekleri; eşitlikçi ve kapsayıcı şehirlerin temelini oluşturur. 🛡️ Güvenilirlik , hem bireyin fiziksel güvenliğini hem de sistemin tutarlılığını içerir. Her gün benzer bir hizmet kalitesiyle ve güvenli biçimde hareket edebilmeyi kapsar. Sabah evden çıkarken “Acaba otobüs gelir mi?” ya da “Gece bu durakta inmek güvenli mi?” sorularını hiç sormamak. Güvenilirlik, sadece teknik bir konu değil – günlük yaşam kalitemizin tam göbeğinde. 🧠 Farklı ihtiyaçlar ve fikirler çözümlere dahil mi? Herkesin ihtiyaçlarının karşılık bulduğu hareketlilik sistemleri o sistemleri planlarken farklı seslerin de sürece dahil olabilmesiyle hayat bulur. O yüzden toplumsal katılımı sağlayabilmek kapsayıcı hizmetlerin temelini oluşturur. 👥 Herkesin hareketliliğe erişimi farklıdır:Yaşlı bir bireyin kaldırımı kullanabilmesiyle, genç bir bisikletlinin, çocuklu bir ebeveynin ya da engelli bir bireyin deneyimi birbirinden tamamen farklı olabilir.🗣️ Katılımın etkin hale gelmesi için: Kamu ve özel sektörün iş birliğiyle yenilikçi yerel çözümler geliştirilmesi Mahalle dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçek ihtiyaçların planlamaya yansıtılması Geri bildirim mekanizmalarının açık ve sürekli olması önemli adımlardır. 📢 "7 gün 7 kavram 7 hikaye" Avrupa Hareketlilik Haftasında Neler Yapacağız? 💫 16-22 Eylül Avrupa Hareketlilik Haftası başladı! Sizlerle 7 gün boyunca 7 farklı kavram kapsamında 7 ayrı hikayeyle buluşacağız ! Dolu dolu bir takvimle hem kaliteli içerikler üreterek hem de sahada bulunarak Herkes için Hareketliliğin nasıl mümkün olabileceğini, hangi konularda çalışılması gerektiğini etki üreten hikayelerle anlatacağız. ➡️ Hafta boyunca bizi takip etmek için kaydolmayı unutmayın! 18 Eylül'de Connect4Mobility Etkinliğinde Eskişehir’deyiz! Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında 18 Eylül’de Eskişehir’de düzenlenecek Connect4Mobility etkinliğinde, Pazarlama Direktörümüz Tuğçe Işık , “Dönüşümün İzleri: Yenilikçi Uygulamalar” panelinde konuşmacı olarak yer alacak. 👥Panelde şehirlerdeki ulaşım dönüşümünü hızlandıran yenilikçi uygulamalar sürdürülebilir elektrifikasyon ile birlikte tartışılacak. Bizler de toplu taşımada elektrikli araç dönüşümüne olan katkılarımızı şehirlerden örneklerle anlatacağız. 🗓 Tarih: 18 Eylül Perşembe 📍 Yer: Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı, Eskişehir ✨Daha yaşanabilir şehirler ve herkes için erişilebilir hareketlilik adına bu değerli buluşmada bir araya geleceğimiz için çok mutluyuz! 18-19 Eylül Konya'dayız! EIT UM Safely Projesi Trafik Güvenliği Pilot Günleri 📅 18–19 Eylül tarihlerinde, EIT Urban Mobility destekli Safely projemizin saha uygulamalarını görmek için proje partnerlerimizle birlikte Konya'da olacağız . Projede amacımız: Büyük veriye dayalı analizler üreten Safely, Trafik Güvenliği Analiz Platformu'muz ile hassas yol kullanıcıları için riskli noktaların belirlenerek müdahalelerin yapılması ve yol güvenliğinin artırılması. 👥 EIT Urban Mobility, Konya Büyükşehir Belediyesi, Sarajevo Kantonu Ulaştırma Bakanlığı ve Berlin Teknik Üniversitesi ile birlikte yenilikçi teknolojileri güvenli yollara dönüştürüyoruz. 📊 Trafik güvenliğini sadece konuşmuyoruz, birlikte sahaya iniyoruz. Hikaye #1: Kadıköy Caferağa'da Mahalle Odaklı Ulaşım Planlaması Kadıköy’ün kalbinde yer alan Caferağa Mahallesi, farklı yaş, meslek ve sosyoekonomik grupları bir arada barındıran canlı bir kentsel dokuya sahiptir. Bu dokunun korunmasında katkıda bulunacak aktif ulaşım olanaklarını geliştirmeye yönelik stratejilerin hazırlanması için WRI Türkiye tarafından bir çalışma yapılmıştır. Bu kapsamda yaptığımız iş birliği ile bizler de bölgedeki mevcut ulaşım dinamiklerini anlamak ve mahalle sakinlerinin ulaşım tercihleri ile ihtiyaçlarını doğru bir şekilde tespit etmek amacıyla kapsamlı bir veri toplama süreci yürüttük ve özellikle farklı sosyodemografik grupların ve dezavantajlı bireylerin sürece aktif katılımını dikkatle planladık. Katılımda çeşitlilik | Veri toplama: Konum tabanlı mobilite anket uygulamamız, Mapalyse ile gerçekleştirilen çalışma öğrencilerden yaşlılara, esnaflardan engelli bireylere kadar geniş bir yelpazeyi kapsamıştır. Anketler mahallenin sokaklarında, parklarda ve kafelerde yüz yüze yapılarak farklı kesimlerden veri toplamaya özen gösterilmiştir. Aynı zamanda farklı noktalarda yapılan motorlu araç, bisiklet, yaya ve e-skuter sayımları ile mahalledeki ulaşım dinamikleri bütüncül olarak ele alınmıştır. Etki: Mahalle ölçeğinde uygulanabilecek bir akitf ulaşım stratejisi mahallelinin katılımcı planlaması ile şekillenmiştir. Veri toplama süreçleri hem dijitalleştirilerek (Mapalyse) yenilikçi yöntemler sürece dahil edilmiş hem de farklı grupların istek ve ihtiyaçlarını kapsayacak, mevcuttaki ulaşım tercihlerini ve hareketlilik örüntülerini göz önünde bulunduracak seviyede bir katılım süreci tamamlanmıştır. 🎯 Cermonews okurları olarak , siz de sahada karşılaştığınız ihtiyaçları, gözlemleri ya da ilham verici uygulamaları bizimle paylaşmak ister misiniz? Şimdiden teşekkür ederiz. 🙌 Ayrıca bu özel sayımızı ilgisini çekebileceğini düşündüğünüz kişilerle paylaşabilirsiniz. Yeni sayıda görüşmek üzere. 👋
- Toplu Taşımada Doluluk: Nedir, Neden Önemlidir?
Toplu taşıma sistemlerinde verimliliği ve hizmet kalitesini ölçmek için kullanılan en önemli göstergelerden biri doluluk oranıdır .Doluluk oranı düşükse kaynak israfı, yüksekse konfor kaybı ve hatta güvenlik riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle doluluk, yalnızca bir sayı değil; şehir içi ulaşımın sağlıklı işleyip işlemediğini gösteren kritik bir ölçüttür. Doluluk Nedir? Doluluk, belirli bir anda veya belirli bir zaman diliminde bir araçta bulunan yolcu sayısını ifade eder.Bu ölçüm: Anlık (o anda araçta bulunan yolcu sayısı) Ortalama (belirli saat aralığındaki ortalama yolcu sayısı) şeklinde yapılabilir. Tek başına yolcu sayısı yeterli değildir; aracın kapasitesiyle kıyaslandığında anlam kazanır. Formül: Doluluk Oranı (%) = (Araçtaki Yolcu Sayısı / Araç Kapasitesi) x 100 Genel aralıklar: 0–40% → Düşük doluluk, düşük verimlilik 40–60% → Kabul edilebilir seviye 60–80% → İdeal denge (verimli + konforlu) 80–100% → Yüksek doluluk, azalan konfor 100%+ → Aşırı doluluk, hizmet krizi Çoğu şehirde %60–80 arası doluluk ideal kabul edilir. Doluluk Oranı Nasıl Ölçülür? Doluluğu doğru ölçebilmek için biniş ve iniş verileri gerekir. Bu veriler, aracın hangi durakta kaç yolcu aldığı ve indirdiğini gösterir. Kullanılan yöntemler: Kamera ve görüntü işleme ile yolcu sayımı Durak sensörleri / turnikeler ile giriş-çıkış ölçümü Kartlı geçiş sistemleri ile biniş verisi takibi İniş verisi çoğu yerde eksik toplandığı için, eksik bilgileri tamamlamak amacıyla istatistiksel modelleme ve tahmin algoritmaları kullanılır. Bu sayede hem anlık yoğunluk hem de zaman içindeki eğilimler doğruya yakın şekilde belirlenebilir. Doluluk Verisiyle Neler Yapılır? Toplanan veriler yalnızca mevcut durumu göstermekle kalmaz; planlama ve optimizasyon için temel oluşturur. Hizmet seviyesini analiz etmek Yoğun saatlerde ek sefer eklemek Boş saatlerde sefer azaltmak Kaynak kullanımını dengelemek Boş araç → yakıt ve personel israfı Aşırı dolu araç → memnuniyetsizlik ve güvenlik riski Şehir içi hareketliliği anlamak Hangi hatların hangi saatlerde yoğunlaştığını belirlemek Özel günler, mevsimsel değişimler gibi durumlara hazırlık yapmak Planlamayı sezgiden çıkarıp veriye dayandırmak Tahmine değil, ölçüme dayalı kararlar almak Doluluk Yönetiminde Veri Analitiği Kart basım (biniş) verileriyle çalışan algoritmalar, her hat ve yön için saatlik maksimum doluluğu hesaplayabilir. Böylece: Sabahları merkeze gidişlerdeki, Akşamları ise dönüşlerdeki yoğunluk, önceden tahmin edilip sefer planları buna göre ayarlanabilir. Ayrıca bayram öncesi alışveriş merkezleri, yaz aylarında sahil bölgeleri gibi özel dönem yoğunlukları da tespit edilebilir. Bu bilgiler; sefer tarifesi, araç atamaları, sürücü vardiyaları gibi tüm operasyonel süreçleri optimize ederek hem yolcu memnuniyetini hem kaynak verimliliğini artırır . Sonuç Toplu taşımada doluluk oranı, hem yolcu deneyiminin hem de işletme verimliliğinin temel göstergelerindendir. Doğru ölçüm ve analiz sayesinde: Kaynak israfı önlenir Konfor ve güvenlik korunur Gelecek için daha sürdürülebilir ulaşım sistemleri kurulur Kısacası, doluluk verisi şehir içi ulaşımın nabzını tutar ve doğru yönetildiğinde herkesin hayatını kolaylaştırır.
- Toplu Taşımada Doluluk Nasıl Ölçülür? Veri Eksikliğinde Alternatif Yaklaşımlar Nelerdir?
Toplu taşıma sistemlerinde doluluk oranı , hem operasyonel verimliliğin hem de yolcu memnuniyetinin temel göstergelerinden biridir. Düşük doluluk, araç kapasitesinin verimsiz kullanıldığını; aşırı doluluk ise konfor ve güvenliğin tehlikeye girdiğini gösterir. Bu nedenle doğru doluluk ölçümü, Cermoni gibi veri odaklı planlama araçlarının en çok önem verdiği metriklerden biridir. 1. Doluluk Oranı Nasıl Hesaplanır? Doluluk oranı temelde şu formülle hesaplanır: Doluluk Oranı (%) = (Taşınan Yolcu Sayısı / Araç Kapasitesi) × 100 Örneğin, 100 kişilik kapasitesi olan bir otobüste aynı anda 80 yolcu varsa doluluk oranı %80 ’dir. Ancak bu sayı gün, saat ve hatta durak bazında değişebilir. Bu yüzden tek seferlik ölçümler yerine sürekli ve düzenli takip gerekir. 2. Doluluk Ölçümünde Kullanılan Yaygın Yöntemler Doluluk oranını ölçmek için belediyeler, operatörler ve ulaşım planlamacıları genellikle şu yöntemleri kullanır: Biletleme verileri (kart okuma cihazları): Her biniş kaydını alır, ancak iniş noktaları net bilinmezse gerçek doluluk hesaplaması zorlaşır. Araç içi sensörler: Kapılara yerleştirilen sensörler yolcu giriş-çıkışlarını sayar. Yüksek doğruluk sağlar ancak yatırım maliyeti yüksektir. GPS tabanlı takip: Araç hareketleri ile biniş verilerini eşleştirerek yoğunluk haritaları oluşturur. Kamera tabanlı analiz: Görüntü işleme ile gerçek zamanlı doluluk takibi yapılabilir. Veri doğruluğu yüksek ama gizlilik ve maliyet konusu göz önünde bulundurulmalıdır. 3. Veri Eksikliğinde Alternatif Yaklaşımlar Her zaman bu sistemlere erişim mümkün olmayabilir. Özellikle küçük ölçekli işletmelerde veya sensör altyapısının bulunmadığı bölgelerde, veri eksikliği durumunda şu yöntemler kullanılabilir: Saha gözlemleri ve anketler: Belirli saatlerde araç içi gözlemlerle ortalama doluluk hesaplamak. Tahmin modelleri: Mevcut kısıtlı veriyi, geçmiş trendler ve nüfus yoğunluğu gibi ek parametrelerle işleyerek tahmin üretmek. Sefer bazlı senaryo çalışmaları: Araç kapasiteleri ve talep tahminleri üzerinden olası doluluk senaryoları oluşturmak. Cermoni’nin senaryo bazlı analizleri: Cermoni, veri eksikliğinde bile geçmiş veriler, güzergâh özellikleri ve yolcu yoğunluk tahminlerini kullanarak alternatif doluluk senaryoları üretebilir. Böylece karar vericiler, hangi saatlerde, hangi hatlarda, kaç aracın çalışması gerektiğini planlayabilir. 4. Doluluk Verisinin Önemi Doğru doluluk ölçümü sayesinde: Fazla boş seferlerin azaltılmasıyla maliyet düşürülür. Yoğun saatlerde ek araç planlanarak konfor artırılır. Enerji ve yakıt tasarrufu sağlanır. Gelecek talep artışına yönelik stratejik planlama yapılır. 5. Cermoni ile Doluluk Yönetimi Cermoni, toplu taşıma planlamacılarına tek bir platformdan doluluk analizi yapma imkânı sunar. GTFS formatında veri yönetimi Doluluk senaryoları oluşturma Hat ve saat bazında optimizasyon Veri eksikliğinde tahmine dayalı analizler Böylece ister yüksek teknoloji sensör sistemleriniz olsun, ister yalnızca geçmiş biniş verilerine sahip olun, Cermoni ile daha verimli ve dengeli bir toplu taşıma ağı planlamak mümkün . ✅ Sonuç: Doluluk oranı, toplu taşımada hem hizmet kalitesi hem de operasyonel verimlilik açısından stratejik bir göstergedir. Doğru ölçüm yöntemleri ve veri analiz araçları ile desteklendiğinde, şehirlerin ulaşım sistemleri daha sürdürülebilir, konforlu ve ekonomik hale gelir.
- Cermopedia: Toplu Taşımada Doluluk #7
Cermopedia’nın yeni bölümü "Toplu Taşımada Doluluk" konusu ile yayında 🚍📊 🎥 Toplu taşıma alanındaki kavramları kısa ve sade bir şekilde açıkladığımız bu içerik serimizin yeni bölümünde bu kez "Doluluk nedir?" sorusunu ele alıyoruz. • Doluluk kavramı nedir, nasıl ifade edilir? • Doluluğu doğru ölçmek neden önemlidir? • Doluluk verisinin eksik olduğu durumlarda hangi yöntemler kullanılabilir? • Doğru doluluk verisinin toplu taşıma işletmelerine sağladığı faydalar nelerdir? Dinlemek istediğiniz kavramlar, önerileriniz varsa yorum bırakabilir, bize ulaşabilirsiniz 🙌Yeni bölümde görüşmek üzere 🎙️











